19 Haziran 2007 Salı

Manoş'umuza!

Biz eskiden öyle gülerdik ki gülmeler ağlardı şiddetimizden

Öyle ağız dolusu falanda değil hani, bildiğin yürek dolusu

Her yaşanmışın içinde gülünecek birşeyler bulur, gülerdik ağlanacak halimize

Sonra sonra çöktü ruhumuzun üzerine ağlama bulutları

Önce yağmur yağıyor sandık, sonra menemene kattığımız soğanlara yorduk gözümüzdeki ıslaklığı

Büyümenin ağlamayı öğrenmek olduğunu öğrendiğimizde çok geçti çocuk kalmak için

Şimdi ara sıra gülümsüyoruz;ağlamaktan fırsat buldukça, yaralarımız kabuk tuttukça

Bizim gözlerimiz gülmekten ıslanırdı eskiden, şimdiyse sular altında kaldı birlikte çektirdiğimiz fotoğraflar

Zeugma misali, Halfeti misali

Anılar suların altında, suyun kenarında biz, kadehte rakı

Şimdi doya doya ağlayabiliriz.

by melih kara

Hiç yorum yok: